Bundan üç yý
l önce mendil satan bir çocuk gördüm. Samimiyetine inandým ve ondan gerçek deðerinin oldukça üzerinde bir mendil aldým Bana inandýrýcý gelen ondaki okuma isteði ve o paraya ihtiyacý olduðu idi. Ama aklýmda hep o dilenmeyi meslek edienenlerin de hikayesi yoktu diyemem. Hep bir aldatýlmýþlýk þüphesi içimde sinsi bir kurt gibi hep gezmiþtir. Taa ki geçenlerde yaptýðým bir ziyarete kadar. Geçenlerde üniversiteye bir öðretim üyesi arkadaþýmý ziyarete gitmiþtim. Üniversitenin merdivenlerinde tanýdýk bir sima gördüm ama kim olduðunu çýkaramadým. Taaki gece yatakta kývranýrken bir anda benim jeton düþtü. Ýþte o çocuk dedim; iyi ki mendil almýþým dedim;keþke daha çok alsaydým yalan söylememiþ dedim. Ne kadar mutlu oldum ve hemen bu yqazýyý yazdým. Emin olun ardýndan ne kadar mesut uyudum. Anlatamam. Bakýn size çocuklarýn ümidiyle ilgili bir hikaye anlatayým:Küçük çocuk, deniz kenarý
nda gördüðü yassý bir taþýn güzelliðine hayran olmuþtu. Mutlaka bir mücevherdi bulduðu. Þekli de bir insan kalbi gibiydi. Üstelik de parýl parýl parlamaktaydý. Çocuk, taþý avuçlayýp evine koþtu. Ve onu büyük bir heyecanla babasýna uzattý. Adam, yavrusunun soðuktan morarmýþ avucundaki taþýn, birbirine sürtüldüðünde kývýlcým çýkartan bir çakmak taþý olduðunu hemen anladý. Fakat bunu ona söyleyemedi. Küçük çocuk, rüyalarýný süsleyen bisiklete kavuþmak için elindeki taþý satmak istiyor ve o paranýn bir bölümüyle, bir de top alacaðýna inanýyordu. Fakat babasý buna yanaþmýyordu. Çocuk, iþin kendisine düþtüðünü anladýðýnda, tatil de simit sattýðý çarþýya gitti. Kuyumcu vitrinleri, göz kamaþtýran ýþýklarýn aydýnlattýðý altýn kolyelerle doluydu. Bir de, elindeki taþýn çok daha küçük olanlarýyla süslenen pahalý yüzüklerle. Çocuk, en gösteriþli maðazayý gözüne kestirdikten sonra, bir süre vitrin önünde bekledi. Ýçeride, dükkan sahibi olduðu anlaþýlan bir adam vardý. Müþteri olarak da, kürk mantolu bir haným.Küçük çocuk, biraz sonra içeri girdi. Ve cebinden çý
kardýðý taþý dükkan sahibine uzatarak:- Bu pý
rlantayý deniz kenarýnda buldum efendim!. dedi. Eðer isterseniz size satarým.Adam, ta
þa uzaktan bir göz atýp:- O sadece basit bir çakmak ta
þý, dedi. Bütün sahil o taþlarla doludur.- Hayý
r!. diye atýldý küçük çocuk. Ýsterseniz ýslatýn. Ne kadar parladýðýný göreceksiniz.Dükkan sahibi, zengin mü
þterisini kaçýrmaktan korkuyor ve çocuðu kolundan tutup atmayý planlýyordu.Kadý
n, onun niyetini sezmiþti. Çocuðun taþýna yakýndan bakýp:- Tam istedið
im þey!. diye gülümsedi. Onu bana satar mýsýn?Küçük çocuk, ta
þýnýn gerçek deðerini anlayan biriyle karþýlaþmýþ olmaktan son derece mutluydu. Kadýnýn cebine doldurduðu paralar ise, aklýný baþýndan almýþtý. Defalarca teþekkür ettikten sonra, koþarak uzaklaþtý.Kadý
n, elindeki taþý kuyumcuya vererek ona bir zincir takmasýný istedi. Beli ki mücevher gibi taþýyacaktý.Dükkan sahibi, yapmýþ
olduðu ikazý anlamadýðý için, kadýnýn aldandýðýný düþünüyordu. Bu yüzden de:- Söylemi
þtim ama tekrar edeyim!. dedi. Satýn aldýðýnýz þey basit bir taþtýr.Kadý
n, önce pýrlanta kolyesine, daha sonra da yüzüðüne bakarak:- Zannetmiyorum!.. dedi. O ta
þ bence bunlardan çok deðerli. Çünkü bu taþküçük bir çocuð
un ümidini taþýyor.


















.jpg)
2010 Dünya Basketbol Þampiyonasý'nda Türkiye, Slovenya'yý çeyrek finalde 95-68 g

