Bu yüzden boþuna beklediler birkaç gündür. Hâlâ bu ülkeyi ve onun ‘kapý gibi erkek kültürünü’ tanýmayanlar zannettiler ki RTÜK Baþkaný Zahid Akman istifa edecek. Hakkýnda çýkan onca spekülasyondan sonra þapkasýný alacak ve gidecek. Ne olmuþsa ya da hiçbir þey olmamýþsa bile gidecek. Ama yanýldýlar...
Yanýldýlar çünkü ‘hýzlandýrýlmýþ’ adý altýnda ‘uçan intihar mekanizmasýna’ döndürülmüþ tren faciasýndan sonra Ulaþtýrma Bakaný’nýn, kendisi ve ailesi hakkýnda türlü usulsüzlük ve yolsuzluk iddiasý bulunan Maliye Bakaný’nýn, baraj altýnda kaldýktan sonra âdet yerini bulsun diye görevini býrakýp ilk fýrsatta koltuðuna geri dönen muhalefet liderinin ülkesinden bahsediyoruz.
Bu ülkede istifa olmaz. Çünkü buralarda istifa, medeni topraklardaki gibi ‘kiþinin kendine ve iþine saygýsýný’ göstermez. Yanlýþ bir þeyler yaptýðýný ve yakalandýðýný kabul ettiðini gösterir. Annesi ve babasý yalana suçüstü yapmýþ gibi hissettirir.
Bu yüzden istifa etmek erkekliðin þanýndan deðildir. Ýstifa etmek bu topraklarýn dilinde ‘vazgeçmektir’. Vazgeçmek de zayýflýk. Oysa erkeklik ve zayýflýk birbirinin oksimoronudur. Vazgeçen adam ‘adam deðildir.’
Adam olmak kilit bir kavramdýr üzerinde yaþadýðýmýz coðrafyada. Bazý basit ipuçlarý vardýr adam olmanýn. Öncelikle sert bakýþlar ve dik bir duruþ þarttýr bir ‘adam’ için. Sonra masaya yumruðu vurmak da muhakkak gereklidir. Bir de býyýk altýndan gülerek, parmaðý karþýdakinin gözünün içine doðru uzatýp konuþursanýz artýk ‘adam’sýnýzdýr.
‘Adam’ olmak için insan olmak þart deðildir bu topraklarda.
Bu yüzden biz Zahid Akman ve diðerlerinin ‘adam’ olmalarýný bekleyerek yanlýþ yapýyoruz. Çünkü kullandýðýmýz anahtar kelime hatalý. Onlarýn öncelikle ‘insan’ olmalarýný beklememiz gerek. Gerek de, ‘insan’ olmak üzerine o kadar az düþünülmüþ ki, bu beklenti çok havai, çok ütopik maalesef...
Hal böyleyken önceki gün NTV’ye verdiði söyleþide Zahid Akman’dan bir özür ya da istifa bekleyenler maalesef bu ülkenin kodlarýný çözememenin hayal kýrýklýðýný yaþadýlar bir kez daha. Karþýlarýnda býyýklarýnýn ardýndan sakin sakin gülen, elindeki belgeleri kanalýn Ankara Temsilcisi Murat Akgün’ün gözünün içine sokan, masaya yumruðunu vurmaktan çekinmeyen ‘adam’ý gördüler de, hayalini kurduklarý ‘insan’ý göremediler.
Nihayet Tuncay Özkan
Tuncay Özkan dün sabaha karþý Ergenekon soruþturmasý kapsamýnda gözaltýna alýndý. Söyler misiniz kaçýnýz bu habere þaþýrdý? Hatta kaçýnýz yavaþ yavaþ ‘Özkan dýþýnda bütün ülke gözaltýna mý alýnacak?’ diye düþünmeye baþlamýþtýnýz?
Tuncay Özkan, Kanaltürk’te kurduðu muhalefet platformu ile emekli askerlerle yaptýklarý programlarla ve cumhuriyet mitingleriyle ‘en öfkeli hükümet karþýtý’ haline gelmiþti. Pek de barýþçýl olmayan önerileri ve eleþtirilerini televizyonda korkusuzca dile getiriyordu. Özkan’ýn, sýra Nurseli Ýdiz ve Sisi’ye gelene kadar çoktan Ergenekon’a adýnýn karýþmýþ olmasýný beklemiyor muydunuz?
Þahsen ben bekliyordum. Hatta bazý arkadaþlarla ‘Acaba Tuncay Özkan sorgulanmaya götürülmediði için kendini önemsiz hissediyor mu?’ diye espri bile yapýyorduk. Bu yüzden Özkan’ýn dün sabaha karþý kapýsýnýn çalýnmasýna þaþýrdýðýný hiç sanmam.


















.jpg)
12 Eylül referandum gününe sadece 10 gün kaldý. Referandum anketleri Evet'in mi

