Katsayý deðil mantýk sorunu
Her hatýrlandýðýnda gündemi altüst eden ve çözülmeye çalýþýldýkça daha da karmaþýklaþan meslek liselerinin katsayý meselesi aslýnda tam bir "mantýk" problemidir...
Daha farklý bir anlatýmla, siyasetçilerden eðitimcilere, öðrencilerden velilere, sivil toplum kuruluþlarýndan iþ çevrelerine, yargýdan yasamaya kadar pek çok kesimi kapsama alanýna alan bu meselenin altýnda büyük mantýksýzlýklar yatmaktadýr.
Cümle "yatmaktadýr" diyerek kesin bir yargýyla bitiyor, çünkü yazar baþýný hangi yöne çevirse hiçbir mantýk zerreciðine rastlayamýyor.
Gelin meseleyi 5 yaþýndaki bir çocuðun dahi kolaylýkla anlayabileceði basitliðe indirgeyelim ve olup biteni anlamaya çalýþalým.
1- Açýkça söylemeye kimse cesaret edemese de meslek liselilerin tek suçu imam-hatip liselerinin de meslek lisesi kapsamýna girmesi...
Eðer bugün imam-hatip liseleri meslek lisesi statüsünden çekilse ve farklý bir uygulamaya tabi tutulsa kimse diðer meslek liselilerin istedikleri üniversiteye giriþine karþý çýkmaz.
2- Ýmam-Hatip lisesi mezunlarýnýn ilahiyat fakültelerine giriþi kimsede bir endiþe yaratmýyor.
Asýl korku kaynaðýný Ýmam-Hatip liselerinden mezun gençlerin; örnek olarak uluslararasý iliþkiler, iktisat, kamu yönetimi, siyasal bilgiler, týp, hukuk gibi çeþitli dallarda eðitim veren fakültelere girmesi oluþturuyor.
Bu korkuyu kalplerinin derinliklerinde hisseden niyet okuyucu çevreleri en çok, imam-hatip mezunlarýnýn üniversite eðitimi alýp devlet kadrolarýna yerleþtiklerinde laik cumhuriyetin temeline dinamit koymalarý tehlikesi endiþelendiriyor.
3- Peki kendilerinden böylesine korkulan bu gençlerin lise müfredatlarýndaki hangi dersler endiþeyi daha da alevlendiriyor?
Bilindiði gibi öncelikle ülkenin imam-hatiplerini yetiþtirmek üzere kurulan bu liselerde Ýslamiyeti daha doðru bilmek ve anlamak üzere Kuraný Kerim, kelam, fýkýh, tefsir, Arapça, hitabet, hadis gibi derslerin yanýsýra, hem Ýslamiyetin hem de diðer dinlerin tarihine yönelik bilgiler veriliyor. Ayný zamanda düz liselerin temel dersleri olan matematik, tarih, coðrafya gibi dersler de seçmeli olarak okutuluyor.
Aðýzlara pelesenk bir tabirle halkýnýn yüzde 90 ýnýn müslüman olduðu bir ülkede, Ýslamiyetle ilgili ilimlerin gençleri vatan haini yapacaðýný açýk bir dille iddia edemeyen çevreler, Ýslamiyetten duyduklarý korkuyu farklý mecralara dökmeye uðraþýyor.
Hülasa tüm bu mantýksýzlýklarýn mantýðýna göre, güya gözünü karartýp kendine laik devlet düzenini yýkmayý amaç edinen bir imam-hatipliyi durdurmanýn en önemli adýmýný onu üniversitelerden uzak tutmak oluþturuyor.
Böylesine hayati bir tehlike imam-hatipliyi bir ilahiyat fakültesinin sýralarýna oturtunca, ya da eðitim-öðretimden tamamen el-etek çektirince ortadan kalkýveriyor.
Yine bu mantýksýzlýktan hareketle akýl yürütürsek, demek ki imam-hatipliler dýþýnda kimse þeriat özlemi taþýmýyor.
4- Asýl anlaþýlmaz olan ise bu niyet okuyucularýn izlediði yol...
Madem bu kadar büyük bir tehlikenin kokusunu alýyor ve ülkeyi dehþetli bir sondan korumak için canhýraþ bir þekilde mücadele ediyorlar, neden daha kesin bir çözümün peþinden koþmuyorlar.
Varsayalým ki, imam-hatipliler yüksek eðitim alýnca devlet düþmaný oluyorlar, o zaman meslek liselerinin katsayýlarýyla uðraþacaklarýna mesela neden daha da ileri gidip bu gençlerin üniversite eðitiminin önünü tamamen kapatmaya çalýþmýyorlar.
Madem bu okullar Kuran-ý Kerim okumayý, Arapça konuþmayý, fýkýhý, kelamý, hadisi öðreterek devletin geleceði açýsýndan potansiyel tehlike oluþturan genç kýzlar ve genç erkekler yetiþtiriyor, neden imam-hatiplerin kapatýlmasý için mücadele edeceklerine dolaylý yollara sapýyorlar... Hatta neden daha da ileri gidip aralarýnda Süleyman Demirel in, Bülent Ecevit in de bulunduðu imam hatip lisesi kurmuþ gelmiþ geçmiþ tüm siyasetçiler hakkýnda suç duyurusunda bulunmuyorlar... Eee boru deðil bu, "meslek lisesi memleket meselesi" ne de olsa...
Yok artýk dediðinizi duyar gibiyim. Ama suç benim deðil, mantýksýzlýk duraðýndan yola çýktýðýnýzda varacaðýnýz yer yine baþka bir mantýksýzlýk oluyor.
Satýrlar boyunca hep siyasetçilerin ve hayata sadece kendi ideolojik pencerelerinden bakanlarýn görüþlerini yansýttýk. Ama eðitim sisteminin temelinde ve eðitime bakýþ açýsýnda gözlenen büyük mantýksýzlýða da iþaret etmek lazým...
Diploma alsa da almasa da bir çok üniversitelinin iþsiz kalacaðý gerçeði ayan beyan ortadayken nedense herkes üniversiteye gitmek istiyor.
Hayatýný kurtarýp bir meslek kazanma yolunda önemli bir adým atmýþ olan meslek liseli dahi iþsiz kalma tehlikesinin büyüklüðüne raðmen körü körüne üniversiteye gitmek istiyor.
Enteresan olan bir diðer nokta ise, gençlerin hayallerini süsleyen üniversiteler çaðýn standartlarýný yakalamaktan, bilim ýþýðýný her gencin yüzüne tutmaktan oldukça uzak görünüyor.
Dolayýsýyla, eðitime dair umutlar yine bir baþka bahara kalýyor.




















.jpg)
Almanyanýn Merkez Bankasý Yönetim Kurulu Üyesi Thilo Sarrazin ''Almanya Kendini

